Bu Hikâye Senden Uzun Osman - Aylin Balboa

 


Aylin Balboa - Bu Hikâye Senden Uzun Osman

         Yazarla tanışma kitabım oldu. Ki benden önce de çoğu insan için bu böyleymiş duyduğuma göre. Kitaptaki öznemiz; deli dolu, atarlı giderli, hafif çatlak ama tüm bunlara rağmen içinde gerçekten tatlı bir kadın olduğunu bize hissettirebilen bir kadın oldu benim için. Kitap, ismindeki özne olan “Osman” ile bir türlü vedalaşamayışını anlatıyor bize anlatıcı olan kadın öznemiz. Bu anlatımı “günlük” gibi görünse de aslında “mektup” yazıyor Osman’a sürekli.

            Osman’a kızıyor, saydırıyor, sövüyor, özlüyor, seviyor, aşkından perişan oluşunu okuyoruz. Osman’la olan bağını kesip atmak istiyor ama bir yandan da bunu yapmak istemiyor. Bunu yaparken bazen korkup telaşa kapılıyor bazen de rest çekip tüm köprüleri yakıyor Osman’a karşı. İşin tuhaf yanı ise, tüm bu yazılanlardan Osman’ın haberi yok. Kitabın sonunda söylüyor bize bunu. Ki haberi olsa da Osman’ın kendisine teşekkür edeceğini de iletiyor bize kadın öznemiz.

            Ben bu deli dolu ama bir o kadar da bilge olan bu kadın özneyi çok sevdim. Kitapta öyle farklı örnekler veriyor ki Osman’a olan duygularını anlatırken, tam ağlayacaksınız derken güldürüveriyor sizi hemen. Kadın öznemiz, kitabın sonunda bundan yine dem vuruyor. Hayattaki gerçeklerle dalga geçemeyince onlar senin üstünden geçiyor, diyor âdeta. Tutunacak dal arıyorsanız önce kendinize tutunun, diyor.

Uzun zamandır hem okurken duygulandıran hem de güldüren bir kitapla rastlaşmamıştım. İyi ki okudum diyebilirim bu kitap için gönül rahatlığıyla. Kitapta Osman'a edemediği bu vedada bir yığın örnekler vererek anlatmaya çalışıyor, içindeki bilinç karışıklığını yani bilinç akışını. Filmlerden, bilimsel gerçeklikten, şamanizimden, psikolojiden diye uzayıp gidiyor liste. Bu kısacık kitapta bu kadar çok bilgiyi birbiriyle öyle güzel harmanlayıp anlatıyor ki özne, bunun bile farkında değildir kendim kadar eminim. Yalnız her paragrafın sonunda Osman’a afili bir laf yapıştırmayı asla ihmal etmiyor. Bu lafları aslında Osman’dan çok bütün herkese haykırıyor gibi geldi bana. Hatta haykırmak istemesine rağmen bununla dahi kendisini yormak istemeyişini de fark edebiliyorsunuz.

Osman’a kötü de diyemeyiz, iyi de diyemeyiz kadın öznemize göre. Bazı eksikleri varmış ona göre Osman’nın sadece. Zamanında yapsaymış, belki de kadın öznemiz ondan ayrılmayacakmış. Kim bilir? Belki de kendi de hatalarının farkındaydı, kadın öznemiz ama bunu kendine itiraf etmesi yazılan mektup ve bahsedilen zamana göre bir yılı geçiyor.

Yeni yıla senle girmek istemezdim Osman, diyor bir kısımda. Buradan fark ettim zamanı. Bahçeye ektiği hurma ağacı fidesinden, böceklerin yaşamasının nedeninin dünya var olduğundan beridir yağan yağmur sonrası çıkan kokudan, hatta bizim de bu koku sayesinde burayla bağ kurduğumuzdan, dedesinin Karadenizli bir John Wick olmasından gibi çok garip şeylerden bahsediyor. Kadın öznemiz, kendisini bir kozaya bürümüş sanki bu süreçte. Ve bunun da böyle devam etmesini istiyor. Osman’la olan sürenin sonuna gelinmiş. Her şeyin bir sonu var nasılsa, diyor. Bu su götürmez bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşebilmek için mezarlıklara gidermiş bayramlarda o zaman anlarmış bunu.  

Bir kısımda kendisiyle ve Osman’la olan bağın ne olduğunu anlatır gibi bir paragraf vardı. Bu paragrafı yakın zamanda yaşadığım için o kadar iyi idrak ettim ki size anlatamam. Alıntıyı olduğu gibi yazıp, kitapta bu paragraf için aldığım notu da peşi sıra ilave edeceğim.

Şöyle diyor öznemiz: “Merhaba Osman, nasılsın? Geçenlerde bir arkadaşım görmüş seni, bakkaldan sigara alıyormuşsun. Söylediğine göre sefil bir hâldeymişsin. O kadarcık sürede sefaletini nasıl sezdi bilmiyorum tabii de doğrusunu istersen hoşuma gitti. Yani elbette iyi ve mutlu olmanı istiyorum ama aynı zamanda sürünmeni ve bensiz perişan olmanı da istiyorum. Bu ayrılıklar insanın kafasını çok karıştırıyor Osman, hiç bilmiyorum.”

Benim yorumum ise şu oldu: İnsan kendisi kaybedince herkes kaybetsin istiyor. Kendi üzülünce herkes üzülsün istiyor. Burada her ne kadar “mutlu olmanı istiyorum” dese de öznemiz, aslında Osman’ın da onun gibi sersefil olmasından hoşnut oluyor.

(Kişisel görüşüm ama şunu da eklemem gerekiyor ki hem onun yani kitaptaki kadın öznemizin hem de benim düşüncelerim arasındaki bağlantıyı kurabilmeniz için.) Kadın olmanın verdiği çok yönlü kişilik… Onsuz mutlu değilsin kadın. Ama onun da mutlu olmasına dayanamıyorsun. Aslında egona yeniliyorsun. Bırak sen güzel sev. Kibire, egoya, hırsa kapılmadan, saf bir sevgiyle sev onu. Bunu yapabilirsin. Ama önce kendinle barışmalısın. İçindeki kavga bitip tek bir ben olduğunda yeniden tanış Osman’la, diye bitirmişim yorumumu.

Kitabın sonuna doğru öznemiz kendisini “tadilata” alıyor. Tadilata alınmış bir müze. Bu müzenin yeniden yapılması için hiçbir masraftan kaçınmadığını söylüyor bize, öznemiz. Bence de her insan bir müzeydi. Seni ziyarete gelenler sen de neyi ararsa ve ne bulursa sen onlar için bunu ifade ediyordun. Yani kendi değerini başkalarının insafına bırakma, diyordu. Eğer kendinin bir müze olduğunu ve içinde daha nice keşfedilmemiş eserler olduğunun sen farkına varmazsan, kimse bunun farkında olmaz ve ilgilenmez. Sen kendine güzel demezsen, kimse sana güzelsin demez.

Daha çok alıntı koymak isterdim ama kitabın o tılsımlı kokusunu buraya aktarırken hata yapmaktan ödüm kopuyor. Kitabı bir seferde okuyup, aydınlanmanız çok olası. Yazarımız, öznesinin konuşur gibi not aldığı mektuplarını ilmek ilmek örmüş âdeta. Bu kitabı en kısa zamanda ve kendinizle aranız bozukken okumanızı tavsiye ederim. Kendinizle barışmak için yine kendinize ihtiyacınız olduğunu ama bu kitabın da size yoldaşlık edeceğini hatırlatmak ve tavsiye etmek istedim sadece. Sevgilerle. 

Aylin Balboa Podcasti

Yasin ÂŞIK 


Yorumlar

  1. İnsan kendisi kaybedince herkes kaybetsin istiyor. Kendi üzülünce herkes üzülsün istiyor. Burada her ne kadar “mutlu olmanı istiyorum” dese de öznemiz, aslında Osman’ın da onun gibi sersefil olmasından hoşnut oluyor. Bu cümleler insanı kitabı alıp okumaya sevk ediyor. Aylin Balboa son dönem yazarlardan kitap yorumlarınız başarılı kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  2. Mutlaka okumalısınız yazarımızı.

    YanıtlaSil
  3. Mutlaka okumalısınız yazarımızı.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Öne Çıkanlar

Sait Faik Abasıyanık - Hişt Hişt Hikâyesi (Tahlili)